30 Temmuz 2011 Cumartesi

Cunta Gidince Hani Sosyalizm Gelecekti?

29 Temmuz 2011 cuma akşamı bir haber bomba gibi düştü ülke ve dünya gündemine.Türk Silahlı Kuvvetlerinin başında bulunan Genelkurmay Başkanı istifa etmişti.Bu önceden de yaşanılmış bir olaydı aslında ama konuyu derinleştiren ve tarihi bir olay haline getiren ise kuvvet komutanlarının da istifası haberinin gelmesiydi.
Evet; artık son kale de düşmüştü.Önce 94te halk içinde çalışmayla belirli bir sempati ve güven kazanılmış (müslüman adam bunlar,bunlarda allah korkusu vardır en azından vicdanlılardır alt metni akıllara kazınmış) ardından 2002'de ortaya çıkan siyasi boşluk -yerinde bir hamleyle- iyi değerlendirilmiş ve iktidar ele geçirilmiş , sırasıyla polis teşkilatı,yargı derken karşılarında tek engel TSK kalmıştı.Zorlu bir süreçti TSK ,ne de olsa cumhuriyetin 30. yaşından beri nerdeyse her 10 yılda bir siyasete müdahil olup ya direk müdahale yada balans ayarları yapıyordu.Önce darbe planları var dendi emekli ve muvazzaf askerler bir bir tutuklandı sonra ortada olmayan iddianamelerle gün ışığı görmemeleri sağlandı.Süreci hepimiz yakından biliyoruz bu bağlamda yakın tarihe dair bilindik hikayeyi tekrarlamamama lüzum yok.
Son olarak en başa kim geçecekti TSK'de bu yıpratma politikası ne zaman meyvesini verecekti.29 Temmuz 2011 meyve tarihi oldu.Türk Solu olarak cuntaya hayır diye diye meydan okuyan bizler ki büyüklerimiz içinde canını verenler mevcut bu amaçla cuntanın yıkılışında çöktük adeta.Artık itiraf vaktidir; cunta daha iyiydi.
Peki neden bu böyle oldu?Cunta yıkıldığında sosyalist bir Türkiye görmek isteyenler nerede yanlış yaptı? Ya da farklı bir bakış açısıyla yaptıkları doğrular var mıydı? Karşı devrimin son halkasını da tamamlayanlar nerelerde aktif oldu bizim göremediğimiz neleri gördü?
İçinde yaşadığımızdan belkide bu kolay sorulara yanıt bulamadığımız zamanlar ortaya çıkyor fakat bir adım geriye çekilip objektif olabildiğimizde ne denli basit cevaplara sahip bu ve bunun gibi onlarca soru.
Bizim sosyalizm rüyalarımıza ilk darbeyi belkide Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk vurdu.Yüzümüzü 1699 dan beri çevirdiğimiz batıdan doğudaki Rusyaya çevirmeyerek.Peki ya sonrası?1961-1980 arası verilmiş onca mücadele boşuna mıydı? Evet cunta yıkıldı bunun sonrasında ortaya sosyalist yerine muhafazakar bir devrim olduysa iğneyi kendilerimize batırmak zorundayız.Dünyada hiçbir şey sadece istemekle hayal etmekle olmuyor.Çalışmak şarttır kimi zaman.Cumhuriyet tarihinde en çok oy alan Türk Solunun Karaoğlan'ı "bizler olmasaydık bu ülkeye komünizm gelirdi" diyorsa ve peşinden hala Türk Solunun bir numaralı neferi diye yaftalanabiliyorsa vay bizim halimize.
Türk Solu ölmüştür artık 80 sonrası ilk 10 yıllık süreçte cuntaya hayır diye haykıran türk solu önce Özal sonra Erbakan ve şimdi de Erdoğanı görünce asker müdahale etmelidir artık yorumunu 20 yılı aşkın süredir yapıyor.Nerde kaldı yoldaşlık nerde kaldı cuntaya hayır demeler.Cunta bize karşı olunca hayır bizim karşı olduklarımız iktidar sahibi olunca ordu göreve demek midir Türkiye Sosyalistlerinin genel görüşü?
Paranın el değiştirmesi özgür basının bile olmadığı bir ülke yazılı ve görsel basını bir kenara bırakalım bir kaç hafta sonra sosyal medya diye birşey bile kalmayacak bir ülke.


Anlamadığım tek şey var ; cunta gidince hani sosyalizm gelecekti?

13 Eylül 2010 Pazartesi

Tıp(!)

Saygı duyardım tıbba ama bu sefer hakikaten isimlerinin hakkını verip tıp oyunu oynayıp sussalar çok iyi olacak.Yaklaşık iki aydır ağzıma sıçılan bir döneme sebep oldukları için kendilerine ne kadar saygı duysam da hep soğuk duran benim ne denli haklı olduğumu ortaya çıkardılar.Bu denli tutarsız olmayı nasıl başarıyorlar bilmiyorum.Birisi bitmişsin son demlerin derken iki ay sonra bir diğeri sadece sağlıklı yaşaman yeterli diyor.Hangi birine inanayım ben şimdi? Neden inanayım veyahuıt? Sikip attılar aklımı aklımdakileri onlara inat gelecek planlarımı kurmuşum iyiki Nazım Usta'nın Yaşamak Güzel Şey Kardeşim deyişini referans almışım iyi ki.Ya almasaydım? Yahu adam beni bilinmezliğin göbeğine atmış resmen bugünkü adam saçmalamış sanırım meslektaşım diyor . Bana kalsa sikseler gitmezdim ne hastaneye ne doktora ne şuna ne buna yaşa ve gör felsefem mantıklıydı.Yorulman doğal sigarayı azalt düzenli spor yap kilo al dedi adam.Ama benim kilo alamamam damar daralması dolayısıyla vucüdün tam olarak kan pompalamaması sebebiyle ekstra enerrji harcaması sonucu olduğu söylendi bana dedim.Cevap şaka gibi belirtiler daralma gibi görünse de dikkat edince alakası olmadığı aşikar sanırım meslektaşım bir yorum yanlışında bulunmuş rahat ol.Gel de rahat ol.Bir iç huzur isteğiyle hastaneye gidiyorsun sabaha dek uyumuyorsun karamsarlıkla dönüyorsun.Bir daha 'O' bile götüremez beni hastaneye bu kadar tutarsız insanların çalıştığı kurumlarda işim yok.
Artık siyasi öngörüler ve çözümlemeler yok bu arada.Ama kör değilim BDP ,AKP işbirliğini göremeyecek kadar.BDP meydanlara çıkıp evet deseydi eğer muhalefet için mükemmel bir koz olacak ve hayır çıkacaktı.Fakat boykot kararı alıp hayır verecek seçmenini sandıktan uzak tutarak kafa kafaya evet yada hayır çıkacak sonucu AKP'nin güvenoyuna çevirdiler.Teşekkürler , minnettarız size(!)

8 Eylül 2010 Çarşamba

Bir Gerizekalı'nın Güncesi...

3 gün sonra tam olarak bir yıl olacak sana yazmayalı ..En son güncel bir siyasi çözümleme yapmışım.İtiraf ediyorum unutmuşum seni ta ki düne dek.Tesadüfen aklıma geldin geçmişi yad ettim seninle. Görüşemediğimiz bir yıllık süreçte çok şey değişmiş hayatımda.Mesela okulumun artık Kütahya'da değil Denizli'de artık siyaset bilimi değil turizm öğrencisiyim bir zamanlar İrem diye ağlıyordum artık sikimde bile değilken yerine yenilerini getirme çabalarım ya benim ya da onların isteğiyle sonuçsuz kaldı.Sınırını bilmeyen insanlardan uzaklaştım da sanırım artık arkadaşlığın da belli çizgisi var hayatımda.Eskiden ne de pozitif bakarmışım hayata o halimi özlediğimi farkettim.Kendimi kıskandım var mı ötesi? Başımdaki belalardan uzaklaştım artık apolitik olma kararım da var okumak dışında siyasi faaliyetim olmayacak beni attan,ottan ayıran özelliğimin hala farkındayım yani.Düşünüyorum değişen daha ne var diye ben değişmişim daha neyin değişmesini bekliyorsam.Okumuyorum artık bu yıl 100 kitap okumadım evet bu da kötü bir durum eski ritmim yok bu yüzden eskisi gibi yazamıyorum da kendimi ifade edemiyorum.Aynı kalan şeyler de bir sürü.Mesela hala 3 Haziran 2013te Rusya'da olmak istiyorum hem bunun için çabam da var sanırım Rusça bilerek orada olacağım.Hala hayallerim var hala aptalca hayallerimin peşine gidebiliyorum.Maksimum üç ay içinde yüzüme bile bakmayacağı kadar benden nefret edeceğini bile bile peşine gittim.Ne kadar doğruydu bu yaptığım? Temiz sayfa şarttı diye nitelendiriyorum ama işin aslı hiç de öyle değil.O olmazsa ne işim vardı orada? Ama bu hayat benim ve denemeden bilemezdim.Daha sonra keşke dememek için bunu yaptım belkide.Ben aylarca asıl neden diye yırtınırken uzaklık denilirse bana halihazırda gerizekalı olan ben bunu kabullendiğim an 'görünen' nedeni yok etmeye çabalarım. Herneyse farkındayım aslında üç aya kadar kıçıma yiyeceğim sağlam tekmenin ama her şey keşke dememek adına. Bu yıl içinde sonunda başlıyorum kitabımı yazmaya sanırım bu yılın en önemli kısmı bu.Başarısız bir çalışma olacağından adım gibi eminim ama sanırım ego tatminim için gerekli sadece bende kalacak prototip olarak kalacak ve kimseler okuyamayacak ama olsun yıllar sonra geriye dönüşüm nasıl olacak bakalım.Dünkü gibi imrenerek mi bakacağım yoksa ben salağım ama eskiden daha salakmışım mı diyeceğim. Bir gün düşümden düşündüklerimden hepsi olacak diye düşünmek istiyorum eskiden buydum ben şimdi ise hiçbirşey gerçeklemeyecek gibi karamsarım.Mesela bu kadar yazdım yazdım ama hiç içime sinmedi silmek istiyorum hepsini ama emek...Herneyse belki birileri biryerlerde bu yazıya son verip O'nunla konuşmamı bekliyordur..vuuu eski ben gibi konuştum umut dolu bir cümle ama farkındayım ki pembe gözlüğün üstünden bakınca nah bekliyordur da saklı.çok şey geçiyor aklımdan sonraya kalsın..hala benim reci hala gerizekalıyım hala hala hala...

12 Eylül 2009 Cumartesi

Bir Büyüktür Onbinler...

Süreç beklenmedik şekilde gelişti seçim yatırımı diye düşünürken TRT 6'yı seçimlerden 6 ay sonra bir açılım sürecidir başlatıldı.Kitleden oy alarak gücünü ve meşruluğunu ayakta tutan bir partinin ciddi biçimde oy kaybına uğrayacağı aşikarken neden yapmaya çalışıyor bu açılımı çözebilmiş değilim.Süreç hızlı gelişti önce muhalefetle köprüler atıldı ardından DTP başbakanımızın 'SAYIN' diye hitap ettiği Abdullah Öcalan'a terörist ve Kürdistan İşçi Partisi(PKK)'ne terör örgütü demeden bizden randevu bile talep etmesin derken kolkola giriverdiler.Daha sonra 'SAYIN' Abdullah Öcalan süreç için önemli bir kişi olarak lanse edildi ve yol haritası çizmesi istendi ve çizdi bu haritayı ne demişti SAYIN (!) Öcalan "devlet ,federasyon yada konfederasyon istemiyoruz" aa dedik önce gerisini okumadan derinlere indikçe devlet istememe sebebi öncelikle bölünen Irak'ta yaşanılanların Sayın(!) Öcalan tarafından iyi tahlil edildiğini ortaya çıkarırken federasyon yada konfederasyon isteğinde bulunmamasının altında da dünyada ilk defa uygulanmak üzere bir yönetim sistemi düşünmüş olmaları çıkıverdi.Yeni bir Mandela mı olmak istiyor acaba derken Sayın(!) Öcalanda Platon'a özenti de ortaya çıktı kendi ütopyasını kurmuş devlet nasıl yönetilir göstermek istiyordu..Her şey iyi gibi görünürken MGK da onay da çıkmışken açılıma MGK dan 2 gün sonra asker balans ayarnı yaptı muhalefet memnundu bu açıklamadan işin ilginci iktidar da memnundu.İkiside kendince yontmuştu açıklamaları ama ortada memnun olmayan bir parti vardı o da DTP...Samimiyetine inandıkları Erdoğan'ın onlara yanlış yaptığını düşünüyorlardı..Tehditler başladı greceksiniz gününüzü dercesine ertesi günü mayın patladı malum bölgede daha sonrasında saldırılar süregeldi..3 günde 11 cana mal oldu bunlar onbinlere yeni 11 eklendi..Bu sabah haberlerde ne vardı peki rant ve oy için gözyumulan dere yataklarındaki çarpık yerleşme sonucu ölen insanlar ama ondan önce daha önemlisi vardı..Cem Garipoğlu yakalandı mı acaba haberi...Her gün 3. sayfada onlarca Münevver ölürken ilgilenmeyenler nedense çok dallandırıp budaklandırdı bu olayı..İnsan hakları üst seviyede ya bizde ilk kez cinayet oluyor sanki uzun yıllar sonra..Münevverin kafası kesilmiş bu bir vahşet kabul ediyorum peki o 11 şehidimizi nasıl öldürdüler acaba hangi vicdanla?Basına göre rating önemliymiş belkide o yüzden bir onbinlerden büyük görünüyorki onlara takılıp kaldılar Münevver'e... İyi uykular Türkiye uyutuldun yıllarca detaylara hiç kafa yormadın diziler izle magazin haberlerini takip et..İmkanınız varsa doğu illerini ziyaret edin 10 yıl sonra pasaport vize gerekli olabilir...


Bir Türk düşünürü der ki:

Bunların iman dediği korku
Bayram dediği ise yortudur, kanmayın..

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Geçmişin İzleri

reci dertlendi ve yanına geldi günlüğüm. Zaten ne zaman sıradan bir vakitte geldi ki yanına ? hani sana son yazışımda anlatmıştım ya dünyada karşıma çıkabilecek en iyi insan çıktı ve kaybettim diye kaybetmemişim aslında o gün ertesi günü geri geldi peki gitmemek üzerine miydi? öyle olmasını çok istedim istiyorum isteyeceğim de ama sanırım onu kaybediyorum ben.Hayatımdaki "sil baştan"ı anlattım O'na inansa da güvenemedi bana bir türlü..Haklıydı neden güvenecekti ki..Hani yine son yazımda bekleyeceğim demiştim ya yok hayır bekleyemeyeceğim biliyorum sanırım beklemenin ölümden zor olduğunu farkettim ve kolaya kaçarım diye düşünüyorum.Nietzche insan gerektiği kadar yaşamalıdır hayatı boyunca fırsatlar bulur en büyüğünü değerlendiremediğini farkettiğinde hayatını sonlandırmalıdır demişti.Evet hayatımdaki en büyük fırsatı kaçırdım kaçırıyorum bu da yeterince yaşadığımı gösteriyor sanırım.Seni çok sevmiştim keşke geçmişimi değiştirebilseydm bu elimde değil ama günümü ve geleceğimi senin doğrultunda bana göre yanlış şeyler olsa bile değiştirmeyi göze almıştım ki değişiyordu herşey...gel ve yüzüme bak seni ne kadar sevdiğimi anlayacaksın zaten ama yüzüme bakmadan bırakıp gitme beni bu hayatta sana gerçekten ihtiyacım var sana o kadar çok alıştım ki bilemezsin bunu..Hani insanın herhangi bir organında bir bozukluk olunca en değerlisi o olurmuş şuanda kalbim çok fena acıyor ilacı sende değil ilacın ta kendisi sensin..İlk kez arkadaşlarıma bir kız arkadaşımdan bahsettim ki bahsetmeme gerek de kalmadı hepsi anladılar zaten ama en önemlisi ailemle ilk kez böyle birşey konuştum..Sms te gülümsemen bile yetti sanırım bilmiyorum ama beni biçare bırakıp gitme "buralardan gitme buralar gitsin sen gitme" sana çok ihtiyacım var çünkü...Beni sen adam ettin kal yanımda...

30 Haziran 2009 Salı

Severken Bile Acemi Olunmamalı...

Biliyor musun uzun zaman sonra ilk kez farklı duygular hissetmiştim bir bayan için.Ki öncekilerden farklı olarak O'nunla da paylaşmıştım fikrimi.Hayal gibi 6 günün ardından bana göre nedensiz hani derler ya pisi pisine uyanışım ondan sonra.Seninle paylaşacaktım onu bir hafta dolsun diye beklemiştim ki yanına gelişim yine bugün olacaktı ama olmadı.Belki yanına geldim ama O'nu anlatmaya methetmeye değil içimdeki doluluğu yok etmeye sebepsiz çekip gitmeye yanıt aramaya belkide. Her şeyi pozitif düşünmeye çalışan benim hayatımda her şey negatif gidiyor son zamanlarda.Önüme gelecek ilk olumlu olay karşısında iki ayağı kırılmış olan insanın yolda sürünürken bulduğu koltuk değnekleri misali sarılacağım o olumlu olaya.Sevdiğimi biliyordum da sevildiğimi de zannediyordum ki yıllardır dediğim gibi sevgisini kilometre taşlarına bağlayanların sevgisinden şüphe ederim.Evet gerekçe bu yani en azından bana açıklanan.Dürüst olup adam gibi davranmaya çalışmak doğru değilmiş demekki.İlişkilerde tecrübesiz olan ben için başka birşey yapmak düşünülemezdi ki.Ne yanlış düşündüm ne de bilerek yanlış bir şey yaptım ki yaptıysam bir yanlış nedenini bilseydim keşke ki insanlar yanlışlarıyla büyümez mi? Yapıldığı düşünülen yanlışların düzeltilmesine yardım etmek o insanı daha çok büyütmez mi? Keşke zamanı geri sarma imkanım olsa da O'nu beklediğim anlara geri dönsem.Beklesem gelmese sonra tekrar geri sarsam tekrar beklesem tekrar gelmese...Böyle bir kısır döngü etrafında yaşlanıp gitsem.Milyonda bir bile olsa gelme olasılığı beklemesi hoştu ya gelirse diye düşünüp gelse ne yapacağını bilmemek bile o kadar hoştu ki.Uzakmışız olmazmış yakınken uzak kalmışız sorun etmemişim arada kilometreler olsa ne yazar? Sanırım suçum tecrübesizliğim.Tecrübe sahibi olsam bu kadar yavan bu kadar içten olarak sevdiğimi söylemezdim O'na..Zamana yayardım..



Zaman...demiştim Allah kahretsin seni zaman geçtin ve dün bana ölümü bile düşündürdün.Hep kibirlice demiştim ya ben kaybetmedim ki o kaybetti bu sefer çok açık ki kaybeden benim dünyada karşıma çıkabilecek en iyi şeyi kazanamadan kaybettim belkide hemde gerçek nedenini bilemeden.Üzülüyorum belki ama hayatımda unutamayacağım 6 günüm var artık hayatımda bir sürü olumsuzluğa rağmen ben o 6 günü yaşadığım tek bir güzellikle hatırlayacağım.Geri kazanmak için belkide bir belkide daha çok şansım var ama hiçbirini kullanıp istemediği ben olarak karşısına geçemem de artık.Sadece her 5 Haziranda doğum günün kutlu olsun demek için sms atmaktan başka yapacağım birşey yok ki..



Sana yazdım ya rahatladım be bloğum uzatmayayım iyice de kafan şişmesin seninde sen şimdi pişman mısın diye de sorarsın bana cevap kesin ve net asla pişman olsam beklerim ömür boyu dermiydim? ama şunu bil gerçekten sevmişim hem de yalın karşılıksız ve çok...

13 Haziran 2009 Cumartesi

Adam Olmak

Çevrende herkes şaşırsa,
bunu da senden bilse,
sen aklı başında kalabilirsen eğer,
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır,
hem kendine güvenirsen eğer,
bekleyebilirsen usanmadan,yalanla karşılık vermezsen yalana,
kendini evliya sanmadankin tutmayabilirsen kin tutana.
Düşlere kapılmadan düş kurabilir,
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
ne kazandım diye sevinir,
ne yıkıldım diye yerinir,
ikisine de vermeyebilirsen değer,
söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
kandırabilir diye safları,
dert edinmezsen,
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
koyulabilirsen işe yeniden.
Döküp ortaya varını yoğunu,
bir yazı turada yitirsen bile,
yitirdiklerini dolamaksızın dilebaştan tutabilirsen yolunu.
Yüreğine, sinirine dayan diyecekdirencinden başka şeyin kalmasa da,
herkesin bırakıp gittiği noktada,sen dayanabilirsen tek.
Herkesle düşüp kalkar, erdemli kalabilirsen,
unutmayabilirsen halkı, krallarla gezerken,
dost da düşman da incitemezse seni,
ne küçümser, ne büyültürsen çevreni
her saatin her dakikasına
emeğini katarsan hakçasınaher şeyi ile dünya önüne serilir,
üstelik oğlum, adam oldun demektir...

Rudyard Kipling( 1865-1936 )

Çeviri : Bülent Ecevit